0

E Arşiv

Posted by admin on Ocak 27, 2015 in Uncategorized |
2015-01-27_23-55-27

2015-01-27_23-54-25    E-Arşiv Nedir? 

 

Vergi Usul Kanunu uyarınca kağıt ortamında düzenlenmek, muhafaza ve ibraz edilmek zorunluluğu bulunan faturanın elektronik ortamda düzenlenmesi ve ikinci nüshasının elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesine imkan tanıyan e-Arşiv uygulamasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

e-Arşiv uygulamasından yararlanma izni verilen mükellefler, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olanlara düzenledikleri faturaları, e-Fatura olarak oluşturmak, iletmek, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmek zorunda olacaktur.

Mükellefler, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan vergi mükelleflerine e-Arşiv uygulaması kapsamında fatura oluşturmaya, kağıt ortamında göndermeye ve oluşturulan faturaların ikinci nüshasını elektronik ortamda muhafaza ve istendiğinde ibraz edecektir.

e-Arşiv uygulamasından yararlanma izni verilen mükellefler; vergi mükellefi olmayanlara ise e-Arşiv uygulaması kapsamında fatura oluşturmaya, müşterilerinin talebi doğrultusunda elektronik ortamda iletmeye veya kağıt ortamında göndermeye, oluşturulan faturaların ikinci nüshasını elektronik ortamda muhafaza etmeye ve istenildiğinde ibraz etmeye zorunlu olacaktır.

Uygulamadan yararlanma yöntemleri ve başvuru

Uygulamadan yararlanmak için mükelleflerin e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmaları gerekecek.

Mükellefler, e-Arşiv uygulamasını, kendi bilgi işlem sistemi veya Gelir İdaresi Başkanlığından izinli özel bilgi işlem sistemi üzerinden kullanabileceklerdir.

Gelir İdaresi Başkanlığından izin alan özel entegratörler, anlaşma yaptıkları mükelleflere ilişkin bilgileri Başkanlık sistemine yüklediklerinde www.efatura.gov.tr İnternet adresinde yayımlanan kılavuzlarda açıklanan elektronik mesaj yapısına uygun onayı almaları halinde anlaşma yaptıkları mükelleflere e-Arşiv hizmeti vermeye başlayabileceklerdir.

Kurumunuz E fatura  kapsamında ise GİB 1 yıl süre sonra zorunlu olarak E arşive geçiş yapmanızı istemektedir.

 

Ya da elektronik ticaret yapıyorsanız veya 2014 yılı gelir tablosu brüt satış hasılatı 5 milyon ve üzerinde ise yine bu e uygulamaya tabi olacaklardır.

 

 

 

0

FI – Mali Muhasebede Dönem Sonu Kapanışı

Posted by admin on Ocak 27, 2015 in Uncategorized |

Yıl sonu geldi geçti. Artık bir çok kurumlar SAP FI yılsonu kapanış işlemlerine başladı. birazcık bilgi belki iyi olur.

 

Kapanış işlemleri dönemsel görevlerdir ve FI’da aşağıdaki biçimde alt bölümlere ayrılabilirler:

• Gün sonu kapanışı
• Ay sonu kapanışı
• Yıl sonu kapanışı

Kapanış işlemleri bileşeni, gün sonu, ay sonu ve yıl sonu kapanışı için gerekli aktivitelerin hazırlanmasına ve yürütülmesine yardımcı olur. Sistem bu amaçla, doğrudan kaydedilen hesap bakiyesinden değerlendirmeler ve analizler üretmek için kullanılabilecek bir dizi standart rapor sağlar. Sistem, aşağıdakileri gerçekleştirmenize yardımcı olur:

• Bilançolar ve kâr&zarar hesapları yaratma
• Kayıt verilerini belgeleme

Gün sonu kapanışı için ek kayıt gerekmez.
Aşağıdaki değerlendirmeleri gün sonu kapanışı ve kayıt verilerinin belgelenmesi için kullanabilirsiniz:

• Özet Yevmiye Defteri
• Kaydedilmeyen belgelerin değerlendirilmesi
Defteri kebir muhasebesinde kapanış işlemlerini yürütmek için, önce kullandığınız yardımcı muhasebe alanlarındaki kapanış işlemleri gerçekleştirilmelidir. Bunlar aşağıdakileri kapsar

• Müşteriler ve satıcılar muhasebesi
• Malzeme muhasebesi
• Duran varlık muhasebesi

Duran Varlık Raporlarını yeni yılda çalıştırmak için öncelikle eski yıl kapanışı t code AJAB sonra yeni yıl açılışı t code AJRW yapmanız gerekmektedir. Duran varlık (AA) için içi dolu acı turşucuk diyorum çünkü Finans için de öyle sakin sakin duran ama bir o kadar ilk canlı geçiş verilerinin atılması yürütülmesi tutturulması zor bir modülcüktür.

 

Yıl sonu kapanışı iki evreye ayrılır:

• Yeni mali yılın başlangıcında, yeni kayıt dönemleri açar ve önceki yılın bakiyelerini devredersiniz
• Daha sonra hesap denetim raporunu kullanarak mali tablolar hazırlayıp yaratır ve ticari işlemleri belgelersiniz

SAP sistemi, bakiyeleri yeni mali yıla devretmek için kullanabileceğiniz bir dizi rapor sunar. Proses sırasında, kâr ve zarar hesapları bir veya daha çok bakiye devir hesabına devredilir. Bilanço hesaplarının bakiyeleri, yeni mali yıla devredilir. Özel açılış mali tablolarının yaratılmasına gerek yoktur.
Eski mali yılda yapılan tüm kayıtlar, ilgili bakiye devrini otomatik olarak ayarlar. Yeni bir mali yıl açmadan önce eski mali yılın kapatılmasına ve kapanış kayıtlarının gerçekleştirilmesine gerek yoktur.
Ay sonu kapanışında olduğu gibi, gerekli olan tüm harici raporları yaratın, kayıt verilerini belgeleyin ve dahili değerlendirmeleri yürütün.

 

sağlıklı yılsonu kapanışları diim o zaman.

 

0

Posted by admin on Aralık 3, 2014 in Uncategorized |

2014-12-03_14-16-00

Mutsuzsanız bu yazıyı okuyun?

 

California Üniversitesi’nden Psikoloji Profesörü Sonja Lyubomirsky’e göre insanların hepsi genlerine şifrelenmiş bir mutluluk ayar noktasına sahip. Mutluluk zamanla değişebilir ve belli stratejiler ile arttırılabilir.

 

Eğer bu doğru ise hepimiz için umut var demektir. 7 milyardan fazla kişiyi barındıran gezegenimizde asık suratla dolaşan, müzmin mutsuzların sayısı ve buna bağlı gelişen depresyon her geçen gün ciddi oranda artmakta. Geriye kalanlar ise günlük dalgalanmalara bağlı olarak mutluluk ve mutsuzluk arasında gidip geliyorlar. İşte size kronik olarak mutsuz insanların vazgeçmesi gereken yedi kötü alışkanlık:

1- ‘Hayat çok zor’ inancına şartlanmak

Mutlu insanlar da hayatın zor olduğunun farkındadır ama zorlu zamanları, ‘kurban’ psikolojisinden ziyade bir tür ‘merak’ yaklaşımıyla aşmayı da bilir. Kendilerini soktukları zorlu durumdan dolayı sorumluluk alır ve bu durumdan mümkün olan en kısa sürede çıkmaya odaklanırlar. Şartlardan şikayet edip durmak yerine çözüm bulmakta ısrar etmek, mutlu bir insan olduğunuzun işaretidir. Mutsuz insanlar kendilerini hayatta kurban olarak görür ve bir çıkış yolu aramak yerine, ‘Bak başıma ne geldi’ tavrında ısrar eder.

2- İnsanların güvenilmez olduğuna inanmak

Mutlu insanlar başkalarına güven duymak ister. Hala iyi insanların var olduğuna inanır. Yeni tanıştıkları kişilere genelde dostane yaklaşır, etraflarındaki kişilere bir tür ‘birliktelik’ hissi verir. Mutsuz insanlarsa tanıştıkları çoğu kişiye güvenmez; yabancıların güvenilmez olduğunu kabul eder. Ve zamanla bu düşünce biçimi onları yalnızlaştırır; yeni arkadaşlar edinme şansını tümüyle yok eder.

3- Dünyadaki doğrular yerine yanlışlara odaklanmak

Evet bu dünyada yanlış giden milyonlarca şey var. Fakat mutsuz insanlar doğru olanları görmezden gelip sadece yanlışlara odaklanır. Onları daha 10 metre uzaktan fark edersiniz; herhangi bir olumlu şey hakkında ‘Evet, ama…‘ diye şikayet ediyorlardır. Mutlu insanlar da küresel sorunların farkındadır. Bununla birlikte, doğruları da görerek endişelerini dengelerler. Buna, ‘iki gözünü birden açık tutmak‘ da denebilir. Mutsuz insanlar, dikkatlerinin yanlıştan başka bir yere çekileceği korkusuyla, bir gözlerini iyi olan her şeye kapatırlar.

4- Kendinizi başkalarıyla karşılaştırıp kıskançlık beslemek

Mutsuz insanlar, başkalarının içinde bulunduğu iyi durumun kendilerinden bir şeyler çaldığına inanır, sürekli başkalarıyla karşılaştırma yaparlar. Bu durum, kıskançlık ve nefrete yol açar. Mutlu insanlar ise başkalarının sahip olduğu şans ve koşulların kendilerinin de aynı noktaya gelebileceğinin işareti olduğuna inanır. Onlara göre herkes, kimse tarafından kopyalanamayacak ya da çalınamayacak türden, kendilerine ait bir ‘gidişat‘a sahiptir. Mutlu insanlar, fırsatların sınırsız olduğuna inanır ve başkalarının talihinin iyi gitmesinin kendi hayatlarını kısıtlayacağını düşünüp kötümserliğe kapılmaz.

5- Hayatınızı kontrol etmek için çabalamanız gerektiği inancı

Kontrol etmekle hedeflerinize ulaşmaya çalışmak arasında fark vardır. Mutlu insanlar, hedeflerine ulaşmak için adımlar adım atarlar ama hayatın ne getireceği konusunda da fazla kontrol sahibi olamayacaklarını bilirler. Mutsuz insanlar ise en ufak şeyin sonucunu bile kontrol etmeye meyillidir ve planları ters gittiğinde dramatik bir biçimde çöküş yaşarlar. Mutlu insanlarsa planları ters gittiğinde motivasyonlarını yitirmez ve yeni şartlara uyum sağlar.

6- Geleceği endişe ve korkuyla beklemek

Mutsuz insanlar sadece neyin kötü gittiğini değil gidebileceğinide düşünür; sürekli endişe ve korku duyar. Mutlu insanlarsa sağlıklı bir miktarda hayal kurar. Onlar da endişe ve korku hisseder ama bunu hissetmekle yaşamak arasındaki çizgiyi bilir. Kendisine bu hislerin gerçekleşmesini engellemek için ne yapabileceklerini sorar, yani sorumluluk alıp duruma karşı koyar. Eğer yapabilecekleri bir şey yoksa da, durumu kabullenir.

7- Sohbetlerinizi sürekli dedikodu ve şikayetle doldurmak

Mutsuz insanlar geçmişte yaşar. Başlarına ne geldiğinden ve hayatın zorluklarından söz etmeyi sever. Bu konular hakkında konuşacak şeyleri kalmayınca da, başkalarının hayatlarına göz dikip dedikodu yapmaya başlar. Mutlu insanlarsa anı yaşar ve geleceği hayal eder. Onların olumlu enerjisinin uzaktan hissedersiniz. Üzerinde çalıştıkları bir konu hakkında duyuyor, sahip oldukları için minnettar hissediyor ve gelecekteki ihtimaller için hayal kuruyorlardır.

Sonuç olarak hiç birimiz mükemmel değiliz. Hayatta herkese yeterince adil davranmıyor. Zaman zaman karamsarlıklar yaşamamız çok normal. Ama önemli olan başımıza ne gelirse gelsin bulunduğumuz durumdan en kısa sürede kaçmasını bilmek. Yeni adımlar at, tökezle fakat düştüğünde tekrar ayağa kalk ve yola devam et!

Derleyen: Sibel Çağlar

0

TEOG !!!

Posted by admin on Kasım 26, 2014 in Uncategorized |

10806409_891370057542412_8424025874320022301_n   Eğitimde fırsat eşitliği yok Türkiye’de.
Bu;tartışılmaz bir gerçek. TEOG,benim kafama yatmıyor deme lüksüne sahip,kaç aile var acaba!

Çocuklarını özel okula gönderebilme gücü olanlar için TEOG ne kadar anlamlı!!
Yine de bu bizim gerçeğimiz ise;sınava giren çocuklarımıza başarılar,okul bahçelerinde onları bekleyen ailelere de kolaylıklar,sabırlar diliyorum.

0

Posted by admin on Kasım 26, 2014 in Uncategorized |

10427257_811303302241747_6577601397470650366_n  Dünyada yükselmeyi arzu eden kimselerle ilgili olarak birbirinden tamamen farklı iki teorim var: Biri, çevresindeki insanları aşağı itip onların sırtlarına basarak daha yüksek bir yere çıkan insanla ilgili teori; diğeri, çevresindekilerle beraber daha yükseğe çıkmak için onlara yardım eden insanla ilgili teori. Elihu Hoot “

0

Birini ikna etmenin yolları !!

Posted by admin on Kasım 19, 2014 in Uncategorized |

ikna-etme-sanati Taklitçi olun

Taklit insanı sinirlendirir. Ama fark ettirmeden yaparsanız, karşınızdakini etkilemenin en kestirme yolu… Yapılan bir deneyde taklit eden satıcıların yüze 67’sinin mallarını sattıkları, etmeyenlerin ise sadece yüzde 12.5’nin başarılı olduğu görüldü.

Olumsuz yönleri öne çıkarın

Buna “çerçeveleme” taktiği de deniyor. Bardağın dolu ya da boş kısmından bakma olayı… Karşınızdaki iki seçenek arasında seçim yapacaksa onu isteğiniz seçeneğe iknanın en kolay yolu, istemediğiniz seçeneği kötülemektir

Olumlu seçenekleri kısa tutun

İnsanları isteğiniz seçeneğe ikna etmek istiyorsanız bir ya da iki olumlu düşünce üretmeleri isteyin. Bu sayı en fazla üç olabilir. Daha fazla üreteni ikna daha zor…

Zayıf anında vurun!

İkna edici olmak istiyorsanız mutlaka karşınızdaki kişinin zihinsel enerjisinin düşük olduğu anı seçin. Dinlenmiş bir kişiyi ikna zor ama beyinsel bir iş yaparak yorgun düşen kişiyi ikna çok kolay…

Dırdır edin

“Dırdır” etmek karşınızdakinin zihnini tüketmektir. Bu seçeneği en iyi çocuklar kullanıyor. Ebeveynlerinin kafasını şişirip, isteklerine kolayca ulaşıyorlar

Kadınları yüzyüze ikna edin

Kadınlar yüzyüze görüşmede erkeklerden daha kolay ikna ediliyor. Ancak e-posta onlara cazip gelmiyor. Nedeni de sosyal temas kurmalarının engellenmesi…

Erkekleri e-mail ile ikna edin

Erkek için yüzyüze olmak çok önemli değil. İnternet ortamında sanal fikir alışverişinde çok daha kolay ikna oluyorlar. Erkeklerin rekabetçi dürtülerini bastırdığı için e-mail çok etkili bir silah…

İnsanları öfkelendirin!

Evet öfke tehlikeli bir duygu ama karşınızdakinin kontrolünü ele geçirmenin en etkili yolu… Çünkü öfke karşınızdakinin kendini güçlü hissetmesine yol açar. Yani gaza gelirler. Gaza geleni ikna da çok kolaydır

Dikkatlerini ne söylediğinize değil, nasıl söylediğinize çekin

“Bildiğiniz gibi”, “yani” gibi kararsız ifadelerle konuşanlar ikna güçlerini kaybediyorlar. Bunun yanında dinleyicilere ne söylediğinizi düşünecek kadar zamanı asla tanımayın!

Direncini kırın!

İnsanların görüşlerini değiştirmesini istiyorsanız, önlerine güçlü bir tartışma koyun. Tartışma ilerledikçe insanları yavaş yavaş hedefe doğru çekin. Size direnenlerin ise gururlarını okşayın. İnsanlar kendilerini iyi hissettiklerinde güvenmedikleri mesajlara bile daha açık hale geliyorlar.

Korkutun

Bu etkenden özellikle kampanyalarda faydalanılır. İnsanların sigara içmelerini önlemek için “ölüm, kanser” gibi korku temaları öne çıkarılır

Suçluluk duygusu

Suçluluk hissini çok hassas bir dozda vermeniz gerekiyor. Dozu kaçırdığınızda bu silah ters teper. Zira hiç kimse başkası tarafından “kötü” görülmek istemez…

 

 

0

23.Kalite Kongresi “Mükemmelliği Yaşamak” konu..

Posted by admin on Kasım 12, 2014 in Uncategorized |

2014-11-12_11-44-45 Benim çok fazla dikkatimi çekti ve kısmet ise katılıyor olacağım. Meraklılarına bilgi olsun. Detaylı bilgi için aşağıdaki adresten bakabilirler..

Kongre sonrasında ise sertifikanızı alabiliyorsunuz.

http://www.kalitekongresi.org/genelbilgi.htm

0

Saat 9’u 5 geçe…

Posted by admin on Kasım 9, 2014 in Uncategorized |

386957-3-4-43923Büyük kurtarıcımız ve liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk!

Sen ebedi mekânında rahat uyu! 10 Kasım 2014 gününde Büyük ATAMIZI minnet ve şükranla anarken, Yüce Türk Ulusuna başsağlığı diliyorum, ATAMIZIN bize bıraktığı mirasa sahip çıkacağımızı bir kez daha haykırıyorum…
Ne mutlu Türküm diyene!..

Ruhun şad olsun.

0

Keyifli bir girişimci örneği :)

Posted by admin on Kasım 7, 2014 in Uncategorized |

0

MAZARET YOK !!!

Posted by admin on Kasım 7, 2014 in Uncategorized |

baslik  Takım ruhunu geliştirmek ve kendini de takımın bir parçası olarak görebilmek, sadece işlerin daha kolay halledilmesi için seçilen bir yol değil; hangi yolda gideceğinizi de belirleyen bir metodolojidir.

Yöneticilik, dengeye dairdir. Konumuz, risk almak dahi olsa, yöneticilik dengeyi sağlama meselesidir.

Unutmayınız, takımınızın sizin deneyiminize ve rehberliğinize ihtiyacı var. Aynı zamanda, her işin altından kalkmak gibi bir yöneticilik tarzı artık tarih olduğu için, sizin de takımınızdan öğreneceğiniz çok fazla şey var.

Bu fırsatları kaçırmak ve takımınızla gerekli ilişkileri kurmamak yöneticilik tarzınızın kötüye gittiğine dair bir habercidir. Bu haberi küçümsemeyin.
Unutmayınız; mazeret yok!

Hem çalışanları hem de müşterileri için güvenilir bir iş ortamı yaratmak, her yöneticinin görevidir.

İşe yaramayan stratejileri değiştirmek, iş ortamında radikal değişiklikler yaratmak, iş ilişkilerini bambaşka düzeylere taşımak, radikal büyümelere ya da küçülmelere karar vermek, ortaklıklar konusunda atılacak yenilikçi adımlar atmak, değerlerinizin yaygınlaştırılması için stratejik kararlar almak ancak iyi bir yöneticinin zamanında ve yerinde insiyatifiyle gerçekleşebilir.

mazeret yok& dr.şaban kızıldağ 

 

Not. kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Copyright © 2014-2015 SAP Finans Eğitim Notları All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.2.4.1, from BuyNowShop.com.